Bir Adam Yaratmak – Necip Fazıl Kısakürek

Bir Adam Yaratmak – Necip Fazıl Kısakürek

20/10/2019 2 Yazar: Selim Göncü

İnsan, mesut körlük içinde hayatını doldurup gidiyor… Piyesteki sanatkâr bu mesut körlüğü zedelemiş, yaratma cehdi içinde şaşkınlıkla yasak mıntıkaya girmiş, peçesine el sürülemez sırları ürkütmüş ve birdenbire Allah’ın hükümranlığı ve şu emriyle karşılaşmıştır: «Yazdığı eseri yaşasın, yaratmayı dilediği adam kendisi olsun!» (Sf.2)

“Bir Adam Yaratmak” piyesinde ana kahraman Hüsrev isimli bir oyun yazarıdır ve Hüsrev ülke çapında tanınan meşhur biridir. Son yazdığı “Ölüm Korkusu” isimli oyunu büyük yankı uyandırmış ve içerisindeki gizli mesajların çözülmeye çalışıldığı bir eser olmuştur.

Ölüm Korkusu gerçekten de ilgi çekici bir piyestir. Bu piyeste bir çocuk silahla oynarken annesini kazara vurur ve bundan duyduğu üzüntüyle kendini bir incir ağacına asarak intihar eder. İşin ilginç yanı ise, çocuğun babasının da kendisini aynı incir ağacının dalına asarak yıllar önce intihar etmesidir.

Oyun 3 perdeden oluşmaktadır.

Oyunun 1. Perdesi

Hüsrev’in Boğaziçi’ndeki yalısında geçer.

Yazdığı “Ölüm Korkusu” adlı piyesin kahramanı, annesini kazayla öldürünce aklî dengesini kaybeder ve daha önce babasının yaptığı gibi kendisini bahçedeki incir ağacına asarak intihar eder. Gerçek yaşamında da Hüsrev’in yalısının bahçesinde bir incir ağacı vardır ve babası da kendisini bu ağaçta asmıştır.

Yalıda Hüsrev ile birlikte, piyesin başrolünü oynayan aktör Mansur, Hüsrev’in annesi, Hüsrev’in halasının kızı Selma, gazete patronu Şeref, Şeref’in Hüsrev’e âşık karısı Zeynep ve ruh doktoru Nevzat piyes üzerinde konuşmaktadırlar.

Eserdeki kaza kurşunu şeklindeki ölümü anlatırken, bu olayı pek inandırıcı bir sahne olarak bulmayan misafirlerine elindeki boş tabanca ile olayı canlandırırken, kendisine duygusal bir yakınlık duyan Selma’yı vurur ve kazara öldürmüş olur.

Oyunun 2. Perdesi

Hüsrev’in Maçka’daki kışlık apartman dairesinde geçer.

Sağlığını kaybetmiş ve psikolojsi bozulmuş bir halde Hüsrev sürekli olarak babasının intiharını düşünmekte, annesine bu konu ile ilgili sorular sormaktadır.

Yazdığı oyundaki gibi fakat gerçek olan bu ikinci kaza, Hüsrev’in arkadaşı Doktor Nevzat tarafından bir reklam aracı olarak kullanılmak istenmekte, Şeref ise gazetesinin tirajını arttırmak için bu hadiseyi bir sansasyon haline getirmektedir. Bu olaylar sonucu Hüsrev gittikçe yalnızlığa düşer ve içine kapanır.

Oyunun 3. Perdesi

Tekrar Hüsrev’in yalısında geçer.

Hüsrev’in babasının otuz yıl önce kendisini astığı incir ağacı annesi tarafından uşak Osman’a kestirilir.

Hüsrev kendisine çok benzeyen babasının portresi karşısında uşak Osman’la konuşmakta, hezeyan halinde  sürekli kaderden ve ölümden bahsetmektedir.

Onu oyuna getiren dostlarıyla beraber, bahçedeki incir ağacını kestiren annesini de artık düşman saflarında görmektedir. Gittikçe yalnız kalan ve etrafındaki dairenin de daraldığını hisseden Hüsrev, son tabloda kendisini götürmeye gelen hükumet doktoru, hastane gardiyanı, Şeref ve Nevzat’a teslim olur.

Bir Adam Yaratmak’la teknik açıdan getirilen bir yenilik de, eserde söz konusu olan “Ölüm Korkusu” adlı piyesin ustalıkla iç içe kullanılmasıdır. Eserin işlediği tezle çok yakından ilgili olan bu husus, Hüsrev’le yarattığı kahramanın sürekli paralelliğini gerektirmiştir.Babanın intihar etmiş olması sebebiyle oğlun da aynı kadere mahkûm oluşu dikkat çekicidir.

Hüsrev’in piyesinde kahraman intihar ederken, Necip Fazıl’ın oyununda incir ağacı kesilir; bu sayede İslâm inancına ters düşen cana kıyma meydana gelmemiş olur. Bu açıdan iki oyunun bir ayrıma gitmesi söz konusudur.

Eser bir başka açıdan da sanatkâr psikolojisini yansıtır. Bütün eserde sanatın dünyası ile gerçek karşı karşıyadır. Bir Adam Yaratmak, bu gibi sebeplerden ötürü Türk edebiyatında tenkitçilerin hakkında en çok fikir yürüttükleri tiyatro eserlerinin başında gelmektedir.

Necip Fazıl Kısakürek

Bu eserimi, bugüne kadar vücuda getirdiğim eserler içinde en bağlı olduğum eser biliyor ve öylece bildirmek istiyorum… Ona olan zaafım, üstünde fazla konuşmamı yasak ediyor. Zaten hâdiselerin sırrını, kaba saba formüller içinde harcamaya, ulu orta dogmalar yapmaya düşmanım. İyi ve kötü, söyleyemediğimi, iyi veya kötü eserim söylesin!