Korku Edebiyatına Giriş: Stephen King’ten Çerezlik Bir Eser ”Hayvan Mezarlığı”

Korku Edebiyatına Giriş: Stephen King’ten Çerezlik Bir Eser ”Hayvan Mezarlığı”

05/04/2017 0 Yazar: Selim Göncü

”Bazen ölmek daha iyidir” gibi bir slogandan yola çıkan, sıradan bir giriş kısmına sahip çok şaşırtıcı olmayan ancak gittikçe esrarengiz olayların meydana geldiği ”klasik kurgu tekniği” olan bir eser. Hayvan Mezarlığı, William Hope Hodgson‘ın Sınırdaki Ev adlı eseri ile kıyasladığımda hem gerilim hem de kurgu yapısındaki çeşitlilik bakımından biraz daha sönük kaldı benim için. Bazı kısımlardaki sıkıcı diyaloglar da işin cabası. Ancak, başlıktan da anlaşılacağı gibi bu kitap sizi korku edebiyatına ısındıracak türden. O yüzden beklenti büyük olmasın.

Eserde, bir çocuk tarafından yazılan mezarlık tabelası harf hatası içeriyor. Doğrusu ”cemetery” olmalıydı.

Kitabın içeriğine geçelim ;

Louis ve eşi Rachel ile çocukları Gage ve Ellie mutlu ve huzurlu bir ailedir. Chicago’dan Maine’e taşınan aile, Jud adında yaşlı bir komşu ile tanışır ve bu komşu vasıtasıyla çok kısa sürede evlerinin yakınında bulunan bir Hayvan mezarlığı ve ötesindeki Mıcmac mezarlığından haberdar olurlar ve birlikte oraya giderler. Olaylar da cereyan etmeye başlar.

Daha vahşi bir şekilde geri dönen kedi

Louis’in eşi Rachel çocukları ile birlikte kendi ailesini ziyarete gider. Louis ve kızı Ellie’nin kedisi ( Church ) evde kalırlar. Ertesi gün evin önündeki caddeden geçen araçlardan birinin altında ezilen Church ölür ve Louis Jud ile birlikte onu hayvan mezarlığının ötesinde bulunan Micmac mezarlığına gömer. Ancak, kedi çok daha vahşi ve hırçın bir şekilde geri döner.

Mezarlığın üstten görünümü

Mezarın, kızılderili mezarlığı olduğunu ve ölüleri dirilttiğini ancak eskisi gibi olmadığını öğreniriz hikaye ilerledikçe. Aradan çok fazla bir süre geçmeden, Louis’in küçük çocuğu Gage de kedi ile aynı kaderi paylaşır. Aile ziyaretinden döndükten sonra, Gage de aracın altında kalıp ölür. Louis, onu gömüldüğü yerden alıp meşhur mezarlığımıza gömer. Haliyle, Gage vahşileşmiş bir şekilde geri döner. Hatta, anaya babaya bıçak çekecek kadar terbiyesiz, hayırsız bir evlat olarak. Önce ihtiyar Jud’ı sonra da anasını neşter ile keser. Daha sonra, Louis hatasını telafi ederek, Kedi Church’ü, Gage’i şırıngayla etkisiz hale getirip, Rachel’in cesedini evden çıkarıp evi yakar.

Hayırsız evlat Gage

Gelelim 1983 yapımlı kitaptan uyarlama filme. Film gerçekten ama gerçekten çok kötü. Yapım tarihinden dolayı kötü görüntü ve ses kalitesi var diyelim ama sadece bu açısından değil tabi beğenmememin sebebi. Özellikle Louis rolüyle Dale Midkiff başta olmak üzere diğer oyuncuların da ”göz dolduran” performansları ile film sadece ”zaman kaybı” oluyor. Kitabın yanında sönük kalıyor haliyle. Ayrıca Stephen King filmde ufak bir rol almış;