Sinema ve Mesaj: “Hint Filmleri’ndeki Değer Yargıları”

Sinema ve Mesaj: “Hint Filmleri’ndeki Değer Yargıları”

01/01/2019 0 Yazar: Selim Göncü

Bolca müzik ve dans, gösterişli kıyafetler ve abartılı jest-mimikler Hint filmleri için vazgeçilmez. Ancak, Hint filmleri denilince sadece bunlar akla gelmiyor artık…

Çok renkli ve çeşitli kültürlerin, çok dinli bir yapının bulunduğu Hindistan’da batı kültürüne göre daha yoğun bir şekilde büyüklere saygı, geleneklere bağlılık ve dinin odak noktada yer alması söz konusu. Bu durumun yaşamın bir çok yönüne ışık tutan sinemaya da yansıması pek yadsınacak bir durum değil elbette.

Hint filmlerinin çok izlenip beğenilmesinde bazı önemli değer yargıları rol oynamakta. Bu değer yargılarını 4 başlık altında toplayabiliriz;

  1. Hint Filmlerinde Sevginin Gücü

Sevgi, her türlü sorunun aşılmasında en önemli araçtır Hint filmlerinde. Sıkça vurgulanır sevginin gücü ve daima en önemli dayanak noktasıdır. Öyle ki, siyasi sorunları, savaşları ve her türlü gerilimi bile aşacak bir güçtür, sevgi!  

Sevginin gücüne dair bir çok film var elbette. Ancak, Sevginin Gücü (Bajrangi Bhaijaan) bu listede kesinlikle yer alması ve izlenilmesi gereken bir film.

Filmin Konusu: Doğuştan dilsiz Pakistanlı müslüman küçük bir kız olan Shahida, annesi ile tedavi olmak için Hindistan’a giderler. Yolculuk esnasında tren durmuşken Shahida, annesi uyurken habersizce trenden iner. Tren hareket edince küçük Shahida sesini duyuramaz ve tek başına dışarıda kalır. Olaylar da bu noktada başlar.

Yabancı bir ülkede ailesinden uzak kalan küçük kızın yolu, Bajrangi (Salman Khan) adlı iyi kalpli bir adamla kesişir. Ancak Bajrangi ona yardım etmeye çalışsa da konuşamayan kızın ne adını ne de evinin yolunu öğrenebilir. Uzun metrajlı hikaye bu şekilde devam eder ve her adımında sevginin gücü ile sorunlar aşılır.

Film içerisinde sağlık sorunu yaşayan ve çevresiyle iletişim kuramayan ufak bir pakistanlı ile genç bir hintlinin kurduğu ilişki, pakistan-hindistan siyasi gerilimi, birbirini seven iki hintli gencin sevgilerinin önündeki engeller film boyunca seyircinin muhatap kaldığı sosyal mesajlar olarak karşımıza çıkmaktadır.


2. Hint Filmlerinde Eğitim Sistemi

Eğitim sistemindeki yanlışlar, gençlerin ilgi duydukları veya beceri sahibi oldukları alanlarda öğrenim görememesi, doktor veya mühendis olmaya zorlanması ve ailelerin bu konulardaki bilinçsizliği özellikle Hindistan’da bir çok intihar vakasına sebebiyet veren ve yaptığı işten mutlu olmayan çalışanlar oluşturan ciddi bir toplumsal mesele.

3 Idiots filmi de bu toplumsal meselelerle oldukça alakalı ayrıca gayet eğlenceli bir film…

3 Idiots filmi, Hindistan’daki en iyi mühendislik okuluna başlayan 3 kafadarın eğitim süresi boyunca yaptıklarını konu almaktadır.

Filmde eğitim sisteminin daima bir yarış üzerine kurulu olduğu ve öğrencilerin de birer yarış atı misali tamamen sonuç odaklı bir yapı içerisinde olduğunu söyleyebiliriz.

Aamir Khan’ ın Ranço karakteri ile müthiş bir oyunculuk sergilemesi ve diğer arkadaşları ile başlarından geçenler, hayallerindeki meslekler ve hayatın gerçek bir kesitinin seyirciye çok başarılı bir şekilde aksettirilmesi filmi güzel kılıyor.

Hayallerin peşinden gitmenin ne anlama geldiğini sıkça vurgulayan 3 Idiots mutlaka izlenilmeli.

Daha önce izlemeyenler için, film hakkında güzel bir fikir verebilecek kısa bir “Makine Nedir” adlı sahne;


3. Hint Filmlerinde Farkındalık

Gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerde en büyük sorunlardan birisi de hastalıklara veya bir takım yaşamsal farklılıklara olan hassasiyetin henüz istenilen seviyede olmamasıdır. Disleksi rahatsızlığı da bunların başında gelmektedir. 

Disleksi, hafıza ve dil ile ilgili (sözel beceriler) en sık rastlanan öğrenme bozukluklarından biridir.

Bu rahatsızlığa çok güzel bir şekilde değinen, oldukça eğlenceli ve ailece izlenebilecek bir film, “Her Çocuk Özeldir” (Taare Zameen Par). 

Filmin Konusu:

Harfleri ve sayıları algılama problemi yaşayan bir çocuk, çevresi ve ailesi tarafından tembel muamelesi görür ve aşağılanır. Çalışmayı öğrenebilmesi için yatılı okula verilen ve kendisinden sonra okula gelen resim öğretmeni ile değişen hayatını içeren filmde, disleksi vb. rahatsızlıklar için çok güzel bir farkındalık oluşturuluyor.


4. Hint Filmlerinde Mücadele Ruhu ve Azim

Pes etmemek, yılmamak ve zafere ulaşmak için mücadeleyi asla bırakmamak sinema filmlerinde karşımıza çıkan bir diğer olgu. Hint sinemasında da bu olgu hatrı sayılır ölçüde işlenmiş durumda. Bu filmlerin en başında 2016 yılı yapımı henüz taze bir film olan “Dangal” geliyor. 

Güreşte bölgesel olarak birçok başarı kazanmış, hatta Hindistan şampiyonu olmuş Mahavir Singh (Aamir Khan) tecrübelerini aktarıp yetiştireceği, Hindistan için uluslararası alanda bir madalya kazanacak bir erkek çocuk sahibi olmayı her şeyden çok istemektedir. Ancak 4 kızı olmasına rağmen hiç erkek çocuğu olmamıştır.

Günün birinde kızları Babita ve Geeta’daki potansiyeli farkedince, onları bir erkek gibi güreş müsabakalarına hazırlamaya başlar. Mahavir’in gerçekleştiremediği hayallerini gerçekleştirmek, artık kızlarının elindedir.

Filmde Hint milli güreşçiler Geeta Phogat ve Babita Kumari’nin gerçek öyküleri anlatılıyor.